Koronavirüs (Covid-19) Tedavisi Sürecinde Aronya Tüketimi

 

Bir süredir salgın hastalık adıyla hayatımıza giren Covid-19, tüm dünyayı etkisi altına aldı. Neredeyse tüm televizyon kanallarında, sosyal medyada aynı konu konuşuluyor; Covid-19!

2019 yılı sonlarında ortaya çıkan yarı canlı bir varlığın tüm özelliklerini maalesef ki öğrenmek zorunda kaldık. Artık birlikte yaşamayı öğrenmek durumunda olduğumuz yeni bir varlık var. Bu virüsün var olabilmesi, varlığını sürdürebilmesi için insan bedenine ihtiyacı var. Şöyle ya da böyle bu virüs insanlara bulaşmış olacak ve zaman içinde toplumun %80’i belirti vermeden hastalığı geçirecek.

Covid-19 ya da başka bir virüs her zaman karşımıza çıkacak tehditler olarak dünyada var olacak. İnsan vücuduna giren bakteri, virüs, parazit, mantar gibi canlılara karşı beden, bağışıklık bilgisi ve hafızası ışığında tepki verecektir. Dışarıdan bedene giren ağır metaller, katkı maddeleri, kimyasallar, ilaçlar, doğal olmayan gıdalar, hava, su, cilt yoluyla alınan toksik maddeler, bedenin oksijen kullanarak ürettiği enerji sonrası ortaya çıkan artık ürünler, duygusal açlığı bastırmak için tıka basa yediğimiz basit işlenmiş, lifleri uzaklaştırılmış karbonhidratlar, iyi sindirilmemiş gıdalar, faydalı mikroplardan ve onların besinlerinden mahrum kalmış bağırsaklar; bağışıklık sistemimizin sağlıklı çalışmasını bozarak toplumun büyük bölümünü kronik hastalıklara mahkûm etmiştir. Bunlardan olabildiğince korunmak için savunma sistemlerimizin sağlıklı olması ve böylece bağışıklığımızın bizi koruması gerekecektir. 

 

Medipol Mega Üniversite Hastanesi, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Bölümü’nden Uzm. Dr. Yegâne Özcan, süper meyve olarak bilinen aronyanın (aronia), bağışıklığı artırma ve enfeksiyonların tedavisini hızlandırma özelliğinden dolayı birçok ülkede koronavirüs tedavisinin yanında takviye olarak sık kullanıldığını bildirdi.

 

Aronya meyvesinin içinde bulunan C vitamini ve yüksek miktardaki antioksidanlar, virüslere karşı koruma sağlar. Yüzyıllar boyunca Kuzey Amerika Kızılderilileri tarafından soğuk algınlığı tedavisinde de kullanılmıştır. Özellikle Covid-19 ile savaştığımız bugünlerde beslenmemize dâhil edilmesinde büyük fayda var. Buruk tadı nedeniyle kuru meyvelerinin yanında püre, jöle, çay, şurup veya diğer meyve sularıyla birlikte tüketilebilir.

Aronya düzenli kullanıldığı takdirde;

·       Kolesterol ve kan şekerini normalleştirir,

·       Damar sertliği,

·       Diyabet,

·       Kan basıncını düşürür,

·       Bağışıklık sistemini güçlendirir

·       Sinir sistemini rahatlatır.

·       PP vitamini kan damarlarının duvarlarını daha elastik hale getirir.

·       Pektin sindirim sistemini olumlu etkiler ve toksinlerin vücuttan atılmasını hızlandırır.

Aronya, sadece antioksidan ve C vitamini değil, birçok vitamin açısından da zengindir.

PP, B, E ve yüksek miktarda antosiyaninler içerir. Bu arada, antosiyaninlerin bulunduğu tüm meyvelerden, en yüksek antioksidan potansiyeline sahip olan aronya meyvelerinin, kanserle mücadele edenler için son derece değerli bir takviye olduğu düşünülür. Bunların dışında çok fazla lif, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve manganez içerir. Doğal, katkısız ve sağlıklı olan ne kadar yararlı besin varsa tüketilmeye çalışılan bu dönemde aronya bir şifa kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çocuklar, tadından dolayı bu meyveleri tüketmeye pek iştahlı olmaz. Bu nedenle az miktarda balla karıştırıp verilebilir. Özellikle çocuklarda soğuk algınlığı ve grip tedavisinde, ishal ve gıda zehirlenmelerinde çok faydalıdır.

Aldığımız gıdalar, yaşam şeklimiz ve aynı zamanda da ilacımız olacaktır. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak zihnen bizi rahat ettirecektir: Daha az işlenmiş gıdalar, bağışıklık için gerekli hücrelerin çalışmasını artıran ve destekleyen ilaç-besinler tüketmek, ilaçların, aşıların bulunmasını beklemek yerine her gün diyetimize bu ilaç-gıdalardan dâhil etmek en doğrusu olacaktır.

Daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için;

Meyve grubundan; aronya, kızılcık, çilek, yaban mersini tüketilmelidir.

Zerdeçal, zencefil, zeytinyağı, yağlı balıklar ya da küçük balıklar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, yeşil çay, keten tohumu, susam, badem, antep fıstığı, kabak çekirdeği, ceviz gibi besin değeri yüksek yiyecekler tercih edilmelidir.
 

 

 

 

 

 

Mor Aronya ürünlerini bu süreç içerisinde tüketmeyi unutmayın!