Sağlıklı Yaşlanmak Mümkün!

  • Doğal antioksidan

 Dünya nüfusunun yaşlanması, insanlık tarihi için nispeten yeni bir süreç olarak sayılabilir. Uzun yaşam süresi ve azalan doğurganlık oranları, çoğu ülkede 60 yaş üzeri nüfusun artmasına neden olmuştur. Yaşlılarda diyabet, obezite, fazla kilo, yüksek tansiyon, nörodejeneratif hastalıklar (SMA, Alzheimer, Parkinson vb.) ve özellikle kardiyovasküler komplikasyonlar ciddi sağlık sorunları olarak kabul edilir.  Yaşa bağlı hastalıklar, küresel önemi olan sosyal bir sorundur ve bunların doğal ürünlerle önlenmesi, özel ilgi konusu olarak araştırma alanıdır. Son yıllarda, kronik hastalıkların önlenmesinde doğal antioksidan kaynaklarının kullanımına odaklanılmıştır.

Hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde şifalı bitkilerin kullanılması, eski bir uygulamadır ve şu anda sağlıklarını korumayı veya bir hastalığı tedavi etmeyi amaçlayan kişilerin yanı sıra bilim adamları tarafından da özel olarak ilgilenilmektedir. Geçmiş zamanda bitkilerin tedavi edici özellikleri, onları yiyen hayvanlar üzerindeki etkilerinin gözlemlenmesiyle keşfedilmiştir.

İnsanlar dünden bugüne bitkilerin tedavi edici etkileri hakkında bilgi topladılar ve çeşitli geleneksel ilaçlar böyle doğdu. 19. yüzyılın başında, ilk bitki bileşikleri izole edildi ve daha sonra bazıları sentetik ilaçların geliştirilmesi için bir model işlevi görevi gördü.

İnsan yaşamında beslenmenin hastalıklar ve ölümler üzerinde büyük oranda etkisi olduğu kabul edilmiş ve yaşam süresini uzatmadaki rolü kapsamlı bilimsel araştırmaların bir konusu olmuştur. Artan miktardaki kanıtlar, bitki besinlerinin tüketiminin arterioskleroz ve oksidatif stresle ilişkili hastalıkların gelişme riski ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Aksine, bitki bazlı gıdalardan fakir ve hayvansal ürünler bakımından zengin diyetler, kardiyovasküler hastalık riskinin artışıyla ilişkilidir.

Diyetle birlikte alınan antioksidanların çoğu bitki kökenlidir ve en zengin kaynaklar, polifenol maddeler, karotenoidler, C vitamini ve E vitamini sağlayan otlar, tahıllar, meyveler ve sebzelerdir.

  • Polifenollerin rolü

 Son yıllarda, polifenol açısından zengin gıdaların fizyolojik etkileri, insan sağlığı için değerli olan antioksidanların diyet kaynakları büyük ilgi gördü. Birçok epidemiyolojik çalışma, polifenol bakımından zengin gıdaların alımı ile koroner kalp hastalığına (KKH) bağlı düşük ölüm oranı arasında bir korelasyon olduğunu kuvvetle ileri sürmektedir. Polifenollerin kardiyovasküler hastalıkların önlenmesindeki rolü hâlâ bilimsel bir tartışma konusudur.  

Ateroskleroz (Damar sertliği) ile yakından ilişkili olan kalp krizi ve iskemik inme, gelişmiş ülkelerde başlıca ölüm nedenleridir. Besinlerin içerisindeki antioksidanlar, oksidatif stres ve çeşitli patolojik durumlara karşı alternatif tedavi ajanları olarak görev yaparlar.

 Serbest radikal yaşlanma teorisi, oksijen kaynaklı serbest radikallerin hücresel ve doku seviyelerinde yaşa bağlı hasarlardan sorumlu olduğunu varsayar. Kardiyak hasar, yaşlanma ve obeziteye bağlı morbidite ve mortalite ile ilişkili temel sağlık sorunlarından birini temsil etmektedir ancak tetikleyici mekanizmalar tam olarak net değildir. Kalbin yüksek metabolik aktivitesi, büyük bir mitokondri popülasyonu ve sürekli bir oksijen kaynağı ile desteklenir. Dahası, kardiyomiyositler nadiren yenilenir, bu da onları oksidatif hasara ve zamanla strese ideal aday haline getirir. Aort dâhil büyük arterlerin duvarlarındaki yaşa bağlı yapısal değişiklikler, toplam arteriyel uyumda bir azalmaya neden olur ve bu da hem distal kan akışının azalmasına hem de aortik nabız basıncının artmasına yol açar.

 

  • Yüksek polifenol aronya meyvesinde!

 Yeni  bitkisel diyet antioksidan kaynakları aranırken, siyah chokeberry  (Aronia melanocarpa) meyvesi meyveler içinde yüksek polifenol içeriği ile öne çıkar. Siyah Aronya meyvelerinden elde edilen farklı özüt türleri in vitro (laboratuvar ortamında ya da yapay koşullarda) ve in vivo (canlı ortamda ya da yaşayan koşullarda) çalışmalarda kullanılmış ve elde edilen sonuçlar, aronya meyvesini antioksidan aktiviteleri en yüksek kaynaklar arasına yerleştirmiştir. Bu bilimsel çalışmalar siyah meyveli aronyanın, kardiyovasküler ve metabolik bozuklukların önlenmesi ve tedavisinde kalp sağlığını koruyucu etkilerinin olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca çalışmalarda, özütlerinin güçlü antioksidan, antiinflamatuar, damar gevşetici ve antitrombotik özellikler sergilediği yazılmıştır.

Siyah aronya Rosaceae familyasına aittir ve süs çalıları olarak yetiştirilir. Meyve suları, reçeller ve benzerleri için hammadde ve doğal gıda renklendirici kaynağı olarak kullanılır. Meyve, özellikle fenolik asitler (neoklorojenik ve klorojenik asitler) ve flavonoidler (antosiyaninler, proantosiyanidinler, flavanoller ve flavonoller), özellikle siyanidin-3-galaktozid ve siyanidin-3-arabinosid gibi polifenoller gibi büyük bir antioksidan kaynağı olarak değerlidir.

 

  Bakterileri, fareleri ve hücre kültürlerini kullanan birçok çalışmanın yanında  insan içerikli  yapılacak çok çalışma muhakkak var. Bununla birlikte, aronya (aronia) araştırmalarının yöneldiği genel yönü görmemizi sağlayan yeterince bilimsel çalışma var ve kesinlikle iyi bir yöne benziyor. Fiziksel ve fizyolojik dayanıklılığınızı artırmak, sağlıklı yaşlanmak için diyetinize aronya ve diğer bağışıklık artırıcı yiyecekleri eklemeyi düşünün ve uygulayın!

 

 

 

Kaynakça:

https://www.intechopen.com/online-first/cardioprotective-effects-of-cultivated-black-chokeberries-aronia-spp-traditional-uses-phytochemistry

 https://www.hindawi.com/journals/ecam/2015/717439/

 Pubmed Yayınları: PMID: 28590446 ve PMID: 26561060